Göz kapağında bulunan kasların istemsiz bir şekilde, aniden ve spazm şeklinde kasılmasına “göz seğirmesi” adı verilir. Göz kapağında meydana gelen bu kasılmalar, genellikle tek gözde ve üst göz kapağında gerçekleşir. Sağ ya da sol göz seğirmesi şeklinde tanımlanan bu kasılmaların şiddeti genellikle hafiftir. Kişilerde rahatsızlık hissi yaratan bu durum “göz kapağı çekilmesi” şeklinde de tarif edilebilir.
Gün içerisinde birçok kez tekrar edebilen göz seğirmesi, bazı vakalarda haftalarca hatta aylarca sürebilir. Nadiren çift gözde de görülebilen göz seğirmesi durumuna “blefarospazm” adı verilir. Tek ya da çift gözde ortaya çıkan seğirme vakalarına, yüzün diğer bölgelerinde görülebilen farklı istemsiz kasılmalar da eşlik edebilir. Bu şikayetler, vücuttaki başka sağlık problemlerinin de habercisi olabilir. Dolayısıyla kişiler, göz seğirmesi şikayetlerinin arttığı durumlarda mutlaka uzman bir hekime başvurarak sağlık kontrollerini yaptırmalıdır.
Göz seğirmesi; kişide nadiren görülen, herhangi bir tedavisi gerekmeksizin geçen ve muhakkak hekim desteği gerektiren türleri olmak üzere farklılık gösterebilir. Ve her bir göz seğirmesi çeşidi için farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Göz seğirmesi türleri şu şekilde sıralanabilir:
Göz seğirmesinin kesin sebepleriyle ilgili araştırmalar hala devam etmektedir. Göz seğirmesi belirtileri ve nedenleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı kişiler, sadece stresli ya da yorgun oldukları durumlarda göz kapağı seğirmelerinden şikayet edebilirler. Sebebi olmadan başlayan ve genellikle kısa bir süre sonra biten göz seğirmesi nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
Uzun süreli göz seğirmesi, göz ya da sinir sistemine bağlı ciddi hastalıkların varlığına işaret edebilir. Tüm bunların yanında bir haftayı aşan göz seğirmesi durumunda kişiler olağan yan etkilerin dışında; kızarıklık, şişlik, yüzün başka bir bölümünde hissedilen seğirmeler ya da göz kapağında düşüklük gibi durumlarla karşılaştığında mutlaka uzman bir doktora başvurmalıdır.
Göz seğirmesinin habercisi olabilecek hastalıklar şu şekilde sıralanabilir:
Bu hastalıklar, büyük oranda kas ve sinir sistemlerinde dejenerasyona sebep olduğu için kişilerin vücudunda farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu nedenle sürekli tekrarlayan ya da geçmeyen göz seğirmesi durumlarında; boyunda kasılma, bilişsel fonksiyonlarda bozukluk ve vücudun farklı bölümlerinde görülen kasılmalar gibi belirtiler mutlaka ciddiye alınmalıdır.
Tekrarlamayan ve geçici olarak nitelendirilebilen göz seğirmesi durumları genellikle tedavi gerektirmez. Kronikleşen ve kişilerin yaşam kalitesini etkileyen durumlarda göz seğirmesi mutlaka tedavi edilmelidir. Göz seğirmesi tedavisinin yalnızca yaşan tarzının değişmesiyle mümkün olduğu durumlar şunlardır:
Göz seğirmesi tedavileri ilaçla tedavi, önleyici tedavi ya da cerrahi tedavi yöntemlerini kapsar. Rahatsızlık yaşayan kişiler öncelikle uzman bir doktora görünmelidir. Göz seğirmesi hastalığının tanı ve teşhisi sonrasında hastaların semptomlarına göre tedavi seçenekleri sunulabilir. Kronikleşen göz seğirmesi için en yaygın tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:
Bu tedavi yönteminde göz çevresine enjekte edilen botulinum toksini, bölgeyi felç eder ve böylelikle kaslar kasılamaz ya da seğiremezler.
Gözyaşı damlası ya da yapay gözyaşları, göz kuruluğu sebebiyle oluşan göz seğirmeleri vakalarında oldukça etkilidir.
Bazı kronik göz seğirmesi hastaları için “miyektomi” adı verilen cerrahi bir müdahale gerekebilir. Bu tedavi şekli, göz kapaklarındaki bazı sinirlerin ve kasların çıkarılması işlemlerini kapsar.